Kriz Dönemlerinde Tedarik Zinciri Yönetimi

Yazar: Isil Arikan ,
Şubat 24, 2019
Kriz Dönemlerinde Tedarik Zinciri Yönetimi

Çoğu satınalma profesyoneli ve yöneticisi açısından finansal kriz dönemleri karşılaşılabilecek en zorlu dönemlerin başında geliyor. Hangi sektörde olursa olsun firmalar, değişen arz – talep dengelerine optimum stratejilerle uyum sağlamaya çalışıyor. Firma ister satış yapan bir perakendeci olsun, ister hammadde alıp üretim yapan bir atölye veya fabrika... Hem finansal piyasalardaki belirsizlik hem de firmanın ürünlerine ne kadar talep olacağının bilinmemesi tedarik zinciri yönetimi içerisinde “plansızlık” veya “yanlış planlama” olarak kendini gösteriyor.

Normal dönemlerde yüksek stoktan kaçınarak yüklü talebe göre sipariş verip, sürekli yeni hammadde ve mamül üreticileri arayışlarında olunurken –ki ürünlerin belirli periyodlarda satılacağı kesin olduğu için- tedarik zinciri aktif olarak fonksiyonunu sürdürüyor, zaman zaman maliyetli (uçak) nakliye operasyonları bile yapılabiliyor. Ancak kriz dönemlerinde firmalar ve tadrik zinciri yönetimi azalan talebi en efektif maliyetlerle karşılayabilme, artan rekabette yer bulabilme ve düşen kar marjlarıyla hayatta kalabilme savaşı veriyorlar.

Aslında kriz dönemlerinde uygulanabilecek tedarik zinciri stratejileri birkaç tane ancak firmaların önceleği içinde bulundukları sektöre ve finansal duruma göre değişkenlik gösterebilir.

-          Maliyet düşürme,

-          Satınalma kapasitesini düşürme,

-          Tedarikçi konsolidasyonu,

-          Finansal araçlarda değişiklik

gibi bir veya birkaç strateji aynı anda uygulanabilir. Ancak bu stratejilerin hangisi tercih edilirse edilsin aksiyon alınacak alanlar ve ne tarz aksiyonlar alınabileceği ortak. İsterseniz kısaca bu aksiyon alanlarından da bahsedelim.

1.     Gerçek Talebi Analiz Etmek

Bugüne kadar yaşanan krizlerde batan veya ciddi yara alarak çıkan firmaların en büyük hatalarından biri talepteki azalmayı dikkate almamak olmuş. Zira talebi öngörebilmek üretim, satış ve satınalma planlamalarının ilk adımı. Haliyle yanlış öngörüler sistemin geri kalan bütün aşamalarına zarar veriyor.

Talep analizi yaparken mutlaka göz önüne alınması gereken alanlar ise sırasıyla;

-          Güvenilir, somut dataları belirlemek,

-          Müşteri ile daha sık iletişim kurmak,

-          Farklı talep senaryoları üzerinde çalışarak (talep %50 azaldığında, %70 azaldığıda, %80 azaldığında gibi)  B, C ve gerekirse D planları yapmak

şeklinde listelenebilir.

2.     Tedarikçi Portföyünü Kontrol Altına Almak

Kriz dönemleri firmaların satış, muhasebe, finans gibi kısımlarında o alanlara özgü riskler yaratırken tedarik zinciri içerisinde de bambaşka bir risk doğuruyor: Talep / sipariş azlığından veya değişen ödeme yöntemlerinden dolayı bazı tedarikçileri kaybederek tüm tedarik zincirinin zarar görmesi hatta en kötü senaryoda batması.

Bu durumda tedarikçi portföyünde meydana gelebilecek değişikliklerden organizasyonun zarar görmemesi için;

-          Kritik tedarikçileri belirlemek,

-          Var olan tedarikçilerin performansını normal dönemlere kıyasla daha yakından takip etmek,

-          Belirlenen kritik tedarikçilerin kriz döneminde hayatta kalması ve sizin organizasyonunuzu da yaşatması için onlara gereken desteği vermek

adımları atılmalıdır.

3.     Tedarik Zincirinde Esneklik Sağlamak

Finansal kriz dönemleri tedarikçi firmalar açısından da riskler doğuruyor. Dolayısıyla tedarikçilerin bu süreçte nasıl ilerlediğini yakından gözlemlemek önemli. Ancak ne kadar gözlemlenirse gözlemlensin, yine de öngörülemeyecek tedarikçi kaynaklı riskler mevcut olacaktır. Haliyle, bu öngörülemez risklerin doğurabileceği zararlardan kaçınmak adına tedarik zinciri de normal dönemlere kıyasla daha esnek olmalı.

4.     Finansal Esnekliği Sağlamak

Aslında en zoru ancak yerine göre en gerekli aksiyon finansal esneklik sağlamak. Kriz dönemleri tüm firmalar açısından riskli ve tehlikelerle dolu. Dolayısıyla organizasyonunuzun bu dönemde hayatta kalabilmek için ödeme vadelerini, ödeme şekillerini kendini güvenceye alacak şekilde değiştirmesi de çok normal. Öte yandan, normal dönemlere kıyasla uzayan vadeler veya tedarikçiler açısından zorlaşan ödeme şekilleri tedarikçileri kaybetmenize (iflas etmeleri veya başka müşterilerle çalışmayı tercih etmeleri gibi çeşitli sebeplerle) sebep olacaktır. Bu yüzden, uzun vadeli düşünerek ikinci maddede bahsettiğimiz kritik tedarikçilerle belki de farklı koşullarda çalışmanız gerekecek.